Domuzlar Neden Kokar? İzmir Sıcağında Gelen Büyük Soru
Bazı sorular vardır, insanın aklına hiç beklemediği anda gelir. Mesela ben geçen yaz Karşıyaka vapurunda simit martı kavgasını izlerken bir anda şunu düşündüm:
“Domuzlar neden kokar ya?”
Bak şimdi, normal bir insan bu soruyu düşünmez. Ama benim beynim gece 03.17’de “Acaba penguenler dizlerini büküyor mu?” diye alarm veren bir sistem olduğu için çok şaırmıyorum artık.
Bir de bizim mahallede herkes her konuda uzman ya… Biri ekonomi anlatır, biri futbol, biri kahve çekirdeği öğütme derecesi. Geçenlerde bir abi oturmuş ciddi ciddi şöyle dedi:
— Domuz çok pis hayvandır kardeşim.
— Nereden biliyorsun abi?
— Kokuyor işte.
Bilimsel açıklama geldi, teşekkür ederiz.
Ama işin aslı biraz daha ilginç. Çünkü “Domuzlar neden kokar?” sorusunun cevabı aslında sadece “pislik” değil. Hatta olayın içinde sıcak hava, terleme problemi, çamur spa kültürü ve hayvansal dram bile var.
Ve dürüst olayım… Bazı yaz günlerinde ben de Bornova minibüsünde aynı psikolojiye giriyorum.
Önce Şunu Netleştirelim: Domuzlar Gerçekten Pis mi?
İnsanların domuzlarla ilgili en büyük yanılgısı şu:
“Çamura giriyor = pis.”
Ama düşününce biz de yazın denize giriyoruz. Kimse çıkıp “Vay rezil insanlar, suyun içine girdiler” demiyor.
Domuzların olayı aslında tamamen hayatta kalma meselesi.
Çünkü domuzlar terleyemiyor.
Evet. Adamların klima sistemi yok.
Biz nasıl İzmir sıcağında tişörtü sırtımıza yapıştırıp “Nem var ya nem” diye dolaşıyorsak, domuz da aynı durumda ama onun vantilatörü bile yok.
Domuzların Ter Bezleri Çok Verimsiz
İşin biyolojik tarafı şu: Domuzların ter bezleri var ama yeterince çalışmıyor. Yani vücut sıcaklığını düşürmek için bizim gibi ter atamıyorlar.
Ne yapıyorlar?
Çamura yatıyorlar.
Aslında bu bayağı zekice.
Çamur hem serinletiyor hem de güneşten koruyor. Bir nevi doğal güneş kremi.
Şimdi bunu öğrenince insan biraz mahcup oluyor.
Çünkü ben geçen yaz 900 liralık güneş kremi aldım. Domuz bedava sistem kurmuş.
“Koku” Meselesinin Asıl Sebebi Ortam
Burada kritik detay şu: Domuzların kendisi kadar yaşadığı ortam da önemli.
Bir hayvanı dar, kirli, havasız yerde tutarsan tabii ki koku olur. İnsan için de geçerli bu.
Üniversitedeki erkek öğrenci evlerini düşün.
Bir arkadaşımın evine gitmiştim. Kapıyı açtı, içeriden öyle bir sıcak hava çıktı ki sanki fırında tost oluyorum.
Ayakkabıyı çıkardım. Yer yapışıyor.
Dedim ki:
— Oğlum burada yaşamıyor musunuz siz?
— Kanka final haftası ya.
Final haftasıyla hijyen arasındaki bağlantıyı hâlâ çözemedim.
Domuz çiftliklerinde de kalabalık ve kötü koşullar olursa doğal olarak ağır koku oluşuyor. Çünkü dışkı, idrar, sıcaklık ve nem birleşince ortaya resmen biyolojik saldırı çıkıyor.
Yani mesele biraz “domuz kokuyor” değil, “ortam kontrolden çıkıyor.”
Çamur Sevgisi Aslında Lüks Yaşam Tarzı
Şimdi düşününce domuzların çamur sevgisi bana biraz Ege insanını hatırlatıyor.
Adam sabahtan akşama kadar şunu diyor:
— Çok sıcak ya.
— Denize mi gitsek?
— Gitsek.
Domuz da aynı kafada.
“Çok sıcak ya. Çamura mı yatsak? Yatsak.”
Aşırı relatable bir hayvan aslında.
Hatta bazen kendimi fazla yakın hissediyorum. Bu iyi bir şey mi bilmiyorum.
İç Sesimle Tartışma
İç ses:
“Bir insan neden domuzlarla empati kurar?”
Ben:
“Çünkü onlar da sıcak sevmiyor.”
İç ses:
“Psikoloğa görün.”
Domuzlar Aslında Oldukça Zeki
Bak bu kısım önemli.
Domuzlar sandığımızdan çok daha akıllı hayvanlar. Problem çözebiliyorlar, bazı komutları öğrenebiliyorlar, hatta köpekler kadar zeki olduklarını söyleyen araştırmalar var.
Ama halk arasında PR çalışmaları çok kötü yapılmış.
Köpek ne yapıyor?
Top getiriyor → “Aferin oğlum!”
Domuz ne yapıyor?
Çamura yatıyor → “Iyyy.”
Biraz haksızlık var.
Koku Meselesinde İnsanlığın Da Sicili Temiz Değil
Şimdi dürüst olalım.
İnsanlık olarak çok mu güzel kokuyoruz?
Temmuz ayında İzmir metrosuna bin.
Klima bozuk olsun.
Bir kişi spor salonundan çıksın.
Diğeri sarımsaklı kokoreç yemiş olsun.
Ortamın biyolojik yapısı değişiyor.
Geçen gün otobüste bir abi vardı. Adamın parfümüyle ter kokusu birleşmiş, ortaya yeni element çıkmış.
Periyodik tabloda yeri yok.
O yüzden domuzları fazla yargılamamak lazım.
“Domuz Gibi Kokuyorsun” Lafı Nereden Gelmiş Olabilir?
Bence bu lafı ilk söyleyen insan büyük ihtimalle yazın minibüste kalmış biri.
Çünkü toplum olarak kokuyu hemen bir hayvana bağlıyoruz.
“Keçi gibi inatçı.”
“At gibi koşuyor.”
“Tilki gibi kurnaz.”
Hayvanlar oturup kendi aralarında konuşsa dava açarlar bu arada.
Düşünsene bir domuz diğerine diyor ki:
— İnsan gibi kokuyorsun lan.
— Ağır konuşma Ferdi.
Domuzların Koku Alma Yeteneği Çok Güçlü
İşin ironik kısmı şu: Domuzların kendileri kokuyla anılıyor ama koku alma duyuları inanılmaz gelişmiş.
Hatta bazı ülkelerde trüf mantarı bulmak için kullanılıyorlar.
Ben evde telefonumu bulamıyorum adam mantar buluyor.
Bir gün kulaklığımı buzdolabında buldum.
Nasıl oldu bilmiyorum.
Hayatım son dönemde biraz dağınık gidiyor.
Çocukken Domuzlarla İlgili Bütün Bilgimiz Çizgi Filmlerdi
Bizim nesil domuzu hep ya çizgi filmde gördü ya da çocuk kitaplarında.
Pembe. Tombul. Sürekli mutlu.
Gerçek hayatta ise olay farklı.
Hayvanın derdi var arkadaşlar.
Sıcak var. Çamur ihtiyacı var. Bakımsız ortam problemi var.
Yani aslında “Domuzlar neden kokar?” sorusunun cevabı biraz da insanların onları nasıl koşullarda tuttuğuyla ilgili.
Bu da insanı düşündürüyor.
Ben zaten fazla düşünüyorum.
Bir ara markette yumurta seçerken hayatın anlamını sorguladım. Kasiyer kız iki kez “Poşet ister misiniz?” dedi, cevap veremedim.
Koku Konusu Tamamen Psikolojik De Olabiliyor
Bazı kokular gerçekten fiziksel değil, zihinsel.
Mesela biri sana:
— Burada kötü bir koku var.
dediği anda burnun FBI oluyor.
Bir anda her şeyi koklamaya başlıyorsun.
Domuzlarla ilgili toplumdaki algı da biraz böyle. İnsanlar zaten “pis” etiketi yapıştırdığı için kokuya daha hassas yaklaşıyor.
Aslında temiz ortamda yaşayan domuzların kokusu düşündüğünüz kadar korkunç olmayabiliyor.
Ama bunu gidip mahallede anlatınca insanlar yüzüme şöyle bakıyor:
“Bu çocuk geçen nerede takıldı acaba?”
İzmir Sıcağı ve Domuz Psikolojisi
Bak şimdi.
Ağustos ayında İzmir’deyseniz bazı şeyleri sorgulamazsınız. Sadece hayatta kalmaya çalışırsınız.
Kaldırımdan sıcak vurur.
Evde vantilatör sıcak hava üfler.
Duş alırsın, iki dakika sonra tekrar terlersin.
İşte domuzların çamura yatması tam olarak bu psikoloji.
Adam diyor ki:
“Ben serinlemek istiyorum kardeşim.”
Çok haklı.
Geçen yaz ben de mutfak fayansına uzandım serin diye. Annem gördü.
— İyi misin?
— Fayans serin anne.
Bazı açıklamaların izahı olmuyor.
Domuzlar Neden Kokar? Bilimsel Özet
1. Terleyememeleri
Vücut sıcaklıklarını kontrol etmekte zorlanırlar.
2. Çamura Yatmaları
Serinlemek ve güneşten korunmak için çamura girerler.
3. Yaşam Alanlarının Kötü Olması
Dar ve hijyensiz alanlarda ağır koku oluşur.
4. Nem ve Atık Birikimi
Özellikle çiftlik ortamlarında dışkı ve idrar birikimi kokuyu artırır.
5. Toplumsal Algı
İnsanlar domuzları zaten “pis” gördüğü için koku algısı daha güçlü oluşur.
Sonuç: Belki De Hepimiz Biraz Domuzuz
Bak bu cümle yanlış anlaşılacak biliyorum ama dinle.
Yaz sıcağında bunalan, serin yer arayan, bazen dağınık yaşayan, bazen kötü kokan, bazen de sadece rahat etmek isteyen canlılarız.
Domuzların olayı da biraz bu.
Aradaki fark şu:
Onlar çamura yatıyor.
Biz klima karşısında “Ohhh dünya varmış” deyip hayatı çözdüğümüzü sanıyoruz.
Ama içten içe herkesin ortak derdi aynı.
Serinlemek. Rahatlamak. Biraz huzur bulmak.
Ve mümkünse toplu taşımada ter kokusuna maruz kalmamak.
Bu sonuncusu özellikle önemli.
“Domuzlar neden kokar” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Anadoluteknikservis okurları için daha fazlası yolda!