id=”hakkari-rakim-blog”
Hakkari’nin Rakımı Ne Kadar? Bir İzmirli’nin İçsel ve Komik Yolculuğu
Arkadaş ortamında sürekli espri yaparım, ama içten içe her şeyi fazla düşünen biriyim. Bu ikili hâlimi bir kenara bırakıp size Hakkari’nin rakımı ne kadar, onu anlatmaya çalışacağım. Evet, rakamlarla işim vardır ama bazen kafamda rakamlar da komikleşir. Mesela geçen gün arkadaşlarla kahvede otururken biri sordu: “Abi Hakkari’nin rakımı ne kadar?” Ben de anında düşündüm: “Bunu bilmem gerek, yoksa coğrafya dersi bana gülüp geçer.”
Hakkari’nin Rakımı: Sadece Bir Rakam mı?
Hakkari’nin rakımı yaklaşık 1.700 metre civarında. İlk duyduğumda dedim ki, “Vay be, İzmir’in 0 metre ile sahil keyfiyle kıyaslayınca bayağı yüksekmiş.” İç sesim hemen devreye girdi: “Yani ben deniz kenarında yürüyüp dondurma yerken Hakkari’de insanlar neredeyse bulutlarda geziyorlar, hah!” Bu, sadece bir rakam değil, bir hayat tarzı farkı da demek. İzmir’de sahilde yürüyüp denizin kokusunu içine çekerken, Hakkari’de oksijen biraz daha az ve nefes almak bir tık daha değerli. Hani bazen dalga geçeriz ya arkadaşlarla: “Abi sen yükseklere çıkınca başın döner mi?” İşte, Hakkari’nin rakımı tam olarak bunu sorgulatıyor.
Bir gün düşündüm, ya İzmir’den Hakkari’ye bir yolculuk yapsam, arkadaşlarım bana sorar: “Nasıl hissediyorsun?” Ben de derim: “Başta iyiydim ama şimdi sanırım biraz kafam karıştı.” Ve gülüşmeler başlar. Rakım sadece sayısal değil, deneyimsel bir şey oluyor böylece. Hakkari’nin 1.700 metre civarı rakımı, bunu yaşayanların gündelik yaşamını da etkiliyor. Mesela oradaki insanlar dağa tırmanırken benim sahilde ter attığım yürüyüşleri hatırlıyor olabilir. İlginç bir paralellik, değil mi?
Arkadaşlarla Mizahi Diyaloglar
Geçen hafta arkadaşlarla İzmir’de kahve içerken, biri yine sordu: “Hakkari’nin rakımı ne kadar, söylesene!” Ben de kendimi kaptırıp dramatik bir sesle söyledim: “1.700 metre civarı… evet, 1.700 metre!” Arkadaşlarım gülmeye başladı. Birisi fısıldadı: “Abi, sen yüksekten korkarsın, orada ne yaparsın?” Ben de kendi kendime düşündüm: “Haklı, ben merdiven çıkarken bile nefes nefese kalıyorum.” Ama işin komik tarafı, rakamın büyüklüğü değil, benim tepkim ve düşünce zincirim. İşte Hakkari’nin rakımı böyle bir mizah ve farkındalık kombinasyonu yaratıyor.
Bir başka sahne: İzmir’deki arkadaşım, arabayla sahile giderken bana mesaj attı: “Bugün senin kafan rahat mı?” Ben de cevaben: “Hakkari’nin rakımı ne kadar bilmekten kafam yoruldu, bunu düşünecek zamanı yok.” Onun cevabı: “Tamam abi, sen yükseklerde uçuyorsun demek ki.” Bu tür kısa diyaloglar, rakamın kendisinden daha eğlenceli olabiliyor.
Hakkari’nin Rakımının Günlük Hayata Etkisi
Rakım sadece coğrafi bir veri değil, günlük hayatı da etkiliyor. 1.700 metre civarında olmak, bazı bitki ve hayvan türlerinin yaşamını, hava koşullarını ve hatta insanların günlük aktivitelerini belirliyor. İzmir’de sabah koşusuna çıkıp sahilde güne başlarken, Hakkari’de insanlar belki karla kaplı yollarda zorlukla ilerliyor. İç sesim burada devreye giriyor: “Yani ben sahilde dondurma yerken, orada biri belki dağda kahve içiyor ve ‘abi rakım neydi?’ diye düşünüyor.” Bu iki hayat arasında komik bir fark var ama aynı zamanda düşündürücü.
Bazen kendime soruyorum: “Ben böyle her şeyi esprili yorumlarken, rakamları hayatın içine katarken, gerçekten de Hakkari’yi anlayabilir miyim?” Cevap net: Sadece rakamı bilmek yetmez. 1.700 metre rakım, insana o şehri ve oradaki yaşamı hayal etme imkânı verir. Ama gerçek deneyim, sadece oraya gidince yaşanır. Ve tabii ben İzmir’de olduğum için, bütün bu yüksek mizahı kendi içimde yaşayıp arkadaşlarla paylaşmakla yetiniyorum.
Hakkari’nin Rakımı ve İçsel Düşünceler
Aslında komik ve yaratıcı olmakla, derin düşünmek arasında sürekli bir denge kuruyorum. Hakkari’nin rakımı ne kadar sorusu, bana hem rakamsal bir bilgi veriyor hem de bu ikili hâli hissettiriyor: yüksek rakam = yüksek farkındalık, yüksek farkındalık = bol iç ses ve bol espri. Mesela geçen gün kafede otururken düşündüm: “Belki de insanlar rakımı 1.700 metre yerine ‘yükseklik hissi’ olarak yaşamalı.” Bu düşünceyi arkadaşıma söyledim, o da gülerek: “Abi, senin kafa biraz havada zaten.” Haklıydı, içten içe hep öyleyim.
Hakkari’nin Rakımı ve Mizahın Gücü
Mizah, bazen rakamları ve gerçekleri sindirmenin yolu oluyor. İzmir’in sıcak sahilinden bakınca Hakkari’nin 1.700 metre rakımı dev gibi görünüyor ama bunu espriyle anlatınca hem hafifliyor hem de insanlara daha ulaşılır oluyor. Kendi blogumda yazarken hep bunu yapıyorum: ciddi veriyi, mizah ve günlük gözlemlerle harmanlamak. Çünkü rakamlar tek başına soğuk olabilir, ama insanlar arasında paylaşıldığında sıcak bir hikâyeye dönüşüyor.
Sonuç olarak, Hakkari’nin rakımı ne kadar sorusuna verdiğimiz cevap sadece bir coğrafi veri değil, bir mizah, bir düşünce ve günlük yaşam pratiği demek. İzmir’de yaşayan bir genç olarak, sahilde espri yaparken, içten içe yüksek rakamları ve hayatı düşünüyor olmak, işte bu ikili hâli bana gösteriyor. Ve bunu paylaşmak, hem kendimle hem de okurlarla bir bağ kurmak demek.